YoutubeInstagram

Bize Ulaşın

+444 55 44

Mail:

info@buraktanyildiz.com

Çalışma Saatleri

Pzt - Cuma: 8.30 am - 17.30pm

logotype
  • Anasayfa
  • Doç. Dr. Burak Tanyıldız
  • Tedaviler
    • Lazer Göz Cerrahisi
    • Katarakt Cerrahisi
    • Kornea Nakli
    • Keratokonus
    • Göz Kuruluğu
    • Üveit
  • Blog
  • Medya
  • İletişim
Randevu & İletişim
logotype
logotype
  • Anasayfa
  • Doç. Dr. Burak Tanyıldız
  • Tedaviler
    • Lazer Göz Cerrahisi
    • Katarakt Cerrahisi
    • Kornea Nakli
    • Keratokonus
    • Göz Kuruluğu
    • Üveit
  • Blog
  • Medya
  • İletişim
Randevu & İletişim
  • Anasayfa
  • Doç. Dr. Burak Tanyıldız
  • Tedaviler
    • Lazer Göz Cerrahisi
    • Katarakt Cerrahisi
    • Kornea Nakli
    • Keratokonus
    • Göz Kuruluğu
    • Üveit
  • Blog
  • Medya
  • İletişim
Lazer Göz Cerrahisi Sık Sorunlan Sorular

Lazer Göz Cerrahisi Sık Sorunlan Sorular

Lazer göz cerrahisi nedir?

Lazer göz cerrahisi; miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla korneanın, yani gözün en önündeki saydam tabakanın özel lazer teknolojileriyle yeniden şekillendirilmesi işlemidir.

Basitçe anlatmak gerekirse; gözlük ya da kontakt lensin dışarıdan yaptığı odaklama düzeltmesi, lazer cerrahisiyle kornea üzerinde kalıcı bir şekilde planlanır. Böylece ışığın retina üzerine daha doğru odaklanması hedeflenir ve kişinin gözlüksüz görme kalitesi artırılmaya çalışılır.

Günümüzde LASIK, PRK, No-Touch PRK, SMILE, topografi rehberli ve wavefront rehberli lazer gibi farklı yöntemler bulunmaktadır. Hangi yöntemin uygun olduğu; hastanın göz numarasına, kornea kalınlığına, kornea haritasına, göz kuruluğu durumuna, yaşına, mesleğine ve beklentisine göre belirlenir.

Lazer göz cerrahisine hangi göz sorunlarında başvuruluyor? En yaygın olarak hangi sorunda kullanılıyor?

Lazer göz cerrahisi en sık miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılır. Yani kişinin uzağı, yakını ya da hem uzak hem yakın mesafeyi net görememesine neden olan odaklama problemlerinde tercih edilir.

En yaygın kullanım alanı miyopidir. Miyop hastalar uzağı bulanık görürler ve genellikle gözlük ya da kontakt lense daha bağımlı yaşarlar. Uygun hastalarda lazer cerrahisiyle kornea yeniden şekillendirilerek uzağın daha net görülmesi hedeflenir.

Astigmatizmada ise korneanın şekli daha düzensiz olduğu için görüntü hem uzak hem yakında gölgeli, dağınık veya çift gibi algılanabilir. Lazer tedavisiyle bu düzensiz odaklanma azaltılabilir. Hipermetropide de özellikle uygun numara aralıklarında lazer cerrahisi uygulanabilir; ancak hasta seçimi burada daha dikkatli yapılmalıdır.

Bunun dışında bazı özel durumlarda, daha önce geçirilmiş cerrahilerden sonra kalan küçük numaraların düzeltilmesi veya kornea yüzeyindeki sınırlı düzensizliklerin azaltılması için de kişiye özel lazer tedavilerinden yararlanılabilir.

Lazer göz cerrahisinden herkes faydalanabilir mi?

Kimlere yapılabilir? Her göz lazer cerrahisi için uygun mu?

Hayır, lazer göz cerrahisi herkes için uygun bir yöntem değildir. Bu işlemde en önemli konu hastanın göz yapısının lazer için güvenli olup olmadığını doğru değerlendirmektir.

Genellikle 18 yaşını doldurmuş, göz numarası son dönemde belirgin değişmemiş, kornea kalınlığı ve kornea haritası uygun olan kişiler lazer cerrahisi için aday olabilir. Ancak sadece göz numarasına bakarak karar vermek doğru değildir. Kornea topografisi, kornea kalınlığı, göz kuruluğu, göz tansiyonu, retina durumu ve hastanın genel göz sağlığı birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle keratokonus ya da keratokonus şüphesi olanlarda, korneası ince veya düzensiz olanlarda, ileri derecede göz kuruluğu bulunanlarda, bazı romatizmal hastalıklarda, gebelik ve emzirme döneminde lazer cerrahisi uygun olmayabilir ya da ertelenebilir.

Bu nedenle lazer cerrahisinde doğru hasta seçimi, kullanılan teknoloji kadar önemlidir. Amacımız her hastaya lazer yapmak değil; lazerin güvenli, doğru ve uzun vadede sağlıklı olacağı hastayı seçmektir.

Doğru hasta seçiminin önemi nedir? 

Lazer göz cerrahisinde başarılı sonucun en önemli adımı doğru hasta seçimidir. Çünkü lazer teknolojisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, her göz yapısı bu işlem için uygun değildir.

Lazer cerrahisinde korneaya, yani gözün en önündeki saydam tabakaya müdahale edilir. Bu nedenle korneanın kalınlığı, şekli, düzeni ve biyomekanik dayanıklılığı çok dikkatli değerlendirilmelidir. Kornea yapısı uygun olmayan bir hastada işlem yapmak, ilerleyen dönemde görme kalitesini olumsuz etkileyebilecek sorunlara yol açabilir.

Doğru hasta seçiminde sadece göz numarası değil; kornea topografisi, kornea kalınlığı, göz kuruluğu, göz bebeği çapı, retina durumu, göz tansiyonu, hastanın yaşı, mesleği ve beklentileri birlikte ele alınır. Bu değerlendirme sonucunda hastaya lazer yapılıp yapılmayacağına ve yapılacaksa hangi yöntemin daha güvenli olduğuna karar verilir.

Lazer cerrahisinde temel prensip şudur: Amaç her hastaya lazer yapmak değil, doğru hastaya doğru yöntemi uygulamaktır. Güvenli ve kalıcı bir sonuç için en kritik basamak, ameliyattan önce yapılan ayrıntılı değerlendirmedir.

Güncel lazer cerrahileri nelerdir? Bu yöntemler en yaygın olarak hangi sorunlarda başvuruluyor? 

Günümüzde lazer göz cerrahisinde tek bir yöntemden değil, hastanın göz yapısına göre seçilen farklı teknolojilerden söz ediyoruz. En sık kullanılan yöntemler arasında LASIK, Femto-LASIK, PRK, No-Touch PRK, SMILE, topografi rehberli lazer ve wavefront rehberli lazer tedavileri yer alır.

LASIK ve Femto-LASIK, uygun kornea yapısına sahip hastalarda hızlı görsel toparlanma sağlaması nedeniyle sık tercih edilen yöntemlerdir. Miyopi, astigmatizma ve uygun hipermetropi derecelerinde kullanılabilir.

PRK ve No-Touch PRK ise kornea yüzeyinden uygulanan lazer yöntemleridir. Özellikle kornea kalınlığı LASIK için yeterli olmayan, göz yapısı yüzey tedavisine daha uygun bulunan veya flap oluşturulması istenmeyen hastalarda tercih edilebilir. Bu yöntemlerde iyileşme LASIK’e göre biraz daha yavaş olabilir; ancak doğru hastada oldukça güvenli bir seçenektir.

SMILE yönteminde ise kornea içinde lazerle oluşturulan ince bir doku parçası küçük bir kesiden çıkarılır. Flap oluşturulmadığı için özellikle uygun miyopi ve astigmatizma hastalarında alternatif bir yöntem olarak kullanılabilir.

Topografi rehberli lazer ve wavefront rehberli lazer gibi kişiye özel tedavilerde amaç sadece göz numarasını düzeltmek değil, korneanın optik kalitesini de daha ayrıntılı değerlendirmektir. Özellikle kornea yüzeyinde düzensizlik, gece görüş şikayeti, ışık saçılması veya daha önce geçirilmiş cerrahi sonrası kalan düzensiz numaralarda bu teknolojilerden yararlanılabilir.

Bu yöntemlerin en yaygın kullanım alanı miyopidir. Bunun yanında astigmatizma ve uygun hipermetropi derecelerinde de lazer cerrahisi uygulanabilir. Burada önemli olan, hastanın hangi yöntemi istediğinden çok, göz yapısına hangi yöntemin daha güvenli ve daha doğru olduğunun belirlenmesidir.

Güncel lazer cerrahilerin sağladıkları avantajlar nelerdir? 

Güncel lazer cerrahilerinin en önemli avantajı, tedavinin kişiye özel planlanabilmesidir. Artık yalnızca göz numarasını düzeltmek değil; kornea yapısı, kornea haritası, göz kuruluğu durumu, pupilla çapı ve hastanın yaşam beklentileri birlikte değerlendirilerek en uygun yöntem seçilmektedir. Bu sayede miyopi, hipermetropi ve astigmatizma tedavisinde daha güvenli, daha öngörülebilir ve daha konforlu sonuçlar elde edilebilmektedir.

Modern lazer sistemlerinde kullanılan gelişmiş takip teknolojileri, işlem sırasında göz hareketlerini algılayarak lazerin doğru noktaya uygulanmasına yardımcı olur. Topografi rehberli ve wavefront rehberli uygulamalar sayesinde kişiye özel optik kusurlar daha ayrıntılı analiz edilebilir. Bu da özellikle uygun hastalarda gece görüş kalitesi, kontrast duyarlılığı ve genel görme konforu açısından avantaj sağlayabilir.

Bir diğer önemli avantaj ise iyileşme sürecinin genellikle hızlı olmasıdır. Uygun hastalarda işlem kısa sürede tamamlanır, hastalar çoğu zaman günlük yaşamlarına kısa süre içinde dönebilir. LASIK, PRK, No-touch PRK, SMILE ve kişiye özel lazer seçenekleri sayesinde her hastaya aynı yöntemi uygulamak yerine, göz yapısına ve beklentisine en uygun tedavi planlanabilir

Lazer göz cerrahisi nasıl uygulanıyor? Ne kadar sürede tamamlanıyor? Ağrılı bir işlem midir?

Lazer göz cerrahisi, işlem öncesinde yapılan detaylı muayene ve ölçümlerle planlanır. Hastanın göz numarası, kornea kalınlığı, kornea haritası ve göz yüzeyi değerlendirildikten sonra en uygun yöntem belirlenir. İşlem günü göz damla ile uyuşturulur; yani genel anesteziye veya iğneye çoğu zaman gerek olmaz. Seçilen yönteme göre lazer, korneanın ön yüzeyini yeniden şekillendirerek ışığın retina üzerine daha doğru odaklanmasını sağlar.

İşlem süresi uygulanan yönteme göre değişebilir. Lazerin aktif uygulandığı süre genellikle kısa olmakla birlikte, LASIK ve SMILE gibi yöntemlerde kapakçık oluşturma veya lentikül çıkarma gibi ek aşamalar nedeniyle toplam işlem süresi PRK/No-touch PRK’ye göre biraz daha uzun olabilir. Buna rağmen çoğu lazer cerrahisi, hazırlık aşamalarıyla birlikte kısa sürede tamamlanan günübirlik işlemlerdir.

İşlem sırasında ağrı hissedilmez; çünkü göz damlalarla uyuşturulur. Sonrasında yönteme göre birkaç saat yanma, batma, sulanma ve ışık hassasiyeti olabilir. PRK ve No-touch PRK sonrası ilk birkaç gün rahatsızlık daha belirgin olabilirken, LASIK ve SMILE sonrası görsel toparlanma ve konfor genellikle daha hızlıdır. Bu süreç geçicidir ve doktorun önerdiği damlalarla kontrol altına alınır.

Güvenli bir yöntem midir? Görme kaybı riski var mı?

Lazer göz cerrahisi, doğru hastada, doğru yöntemle ve deneyimli ekipler tarafından uygulandığında güvenli kabul edilen bir tedavi yöntemidir. Burada en kritik nokta, ameliyat öncesi yapılan detaylı değerlendirmedir. Çünkü her göz lazer cerrahisi için uygun değildir.

Görme kaybı riski güncel teknolojiler ve doğru hasta seçimiyle oldukça düşüktür; ancak hiçbir cerrahi işlem tamamen risksiz değildir. En sık karşılaşılan durumlar genellikle geçici kuruluk, batma, ışık hassasiyeti, gece ışık saçılması veya numarada küçük kalıntı gibi sorunlardır. Çok nadiren enfeksiyon, kornea yapısında zayıflama veya görme kalitesini etkileyebilecek komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle işlem öncesi uygunluk değerlendirmesi ve işlem sonrası kontroller büyük önem taşır.

Lazer cerrahisi basit bir işlem gibi görülmemeli, kişiye özel planlanan tıbbi bir cerrahi olarak değerlendirilmelidir. Amaç sadece gözlükten kurtulmak değil, hastaya uzun vadede güvenli, sağlıklı ve kaliteli bir görme kazandırmaktır.

Görme sorunu ne zaman düzeliyor, hastalar ne zaman günlük, iş ve spor yaşamlarına dönebiliyorlar? 

Lazer göz cerrahisi sonrasında görmenin toparlanma süresi uygulanan yönteme göre değişir. LASIK ve SMILE gibi yöntemlerde görme genellikle ilk 24–48 saat içinde belirgin şekilde düzelir ve hastalar çoğu zaman kısa süre içinde günlük yaşamlarına dönebilir. PRK ve No-touch PRK gibi yüzey lazerlerinde ise iyileşme süreci biraz daha kademelidir; ilk birkaç gün batma, sulanma ve bulanıklık olabilir, görmenin netleşmesi birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilir.

Günlük yaşama dönüş çoğu hastada hızlıdır; ancak ilk günlerde gözleri ovuşturmamak, doktorun verdiği damlaları düzenli kullanmak, havuz ve yoğun tozlu ortamlardan uzak durmak önemlidir. Masa başı işe dönüş genellikle LASIK ve SMILE sonrası birkaç gün içinde mümkün olabilirken, PRK/No-touch PRK sonrası bu süre hastanın konforuna ve görme toparlanmasına göre biraz daha uzayabilir.

Spor yaşamına dönüşte de yapılan yönteme ve sporun türüne göre planlama yapılmalıdır. Hafif yürüyüş gibi aktiviteler kısa sürede başlanabilirken, ağır egzersiz, temas sporları, yüzme ve göz travması riski taşıyan aktiviteler için doktor kontrolü sonrası hareket edilmelidir. En doğru zamanlama, hastanın göz yapısı, uygulanan yöntem ve iyileşme sürecine göre kişiye özel belirlenmelidir.

Lazerle yapılan göz cerrahisinde alınan sonuçlar kalıcı mıdır? 

Lazerle yapılan göz cerrahisinde hedeflenen düzeltme genellikle kalıcıdır. Özellikle göz numarası son dönemde değişmeyen, kornea yapısı uygun olan ve doğru yöntemle tedavi edilen hastalarda elde edilen sonuçlar uzun yıllar stabil şekilde devam edebilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde göz numarasının stabil olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir.

Ancak lazer cerrahisi, gözün yaşam boyunca hiç değişmeyeceği anlamına gelmez. Yaşla birlikte ortaya çıkan yakın görme ihtiyacı, katarakt gelişimi veya nadiren göz numarasında küçük değişiklikler zaman içinde görülebilir. Bu durum lazerin etkisinin kaybolduğu anlamına gelmez; gözün doğal yaşlanma süreciyle ilişkili değişikliklerdir.

Uygun hastada lazer cerrahisi uzun süreli ve kalıcı sonuçlar sağlayabilir; ancak düzenli göz kontrolleri ve doğru hasta seçimi, bu başarının sürdürülebilmesi için önemlidir.

Lazerle göz cerrahisi yaz aylarında da yapılabiliyor mu? Yaz mevsiminde ameliyat sonrasında nelerden kaçınmak gerekiyor? (Nedeni ve süresiyle birlikte rica ediyorum)

Lazerle göz cerrahisi yaz aylarında da güvenle yapılabilir. Halk arasında sanılanın aksine, sıcak hava tek başına lazer cerrahisi için bir engel değildir. Önemli olan ameliyat öncesi değerlendirmelerin eksiksiz yapılması ve ameliyat sonrası dönemde hekimin önerilerine dikkat edilmesidir.

Yaz aylarında ameliyat sonrası özellikle ilk dönemde deniz, havuz, yoğun güneş maruziyeti ve tozlu ortamlara karşı daha dikkatli olunmalıdır. Bunun nedeni, ameliyat sonrası göz yüzeyinin bir süre daha hassas olması ve enfeksiyon, tahriş veya iyileşmenin gecikmesi gibi risklerin azaltılmak istenmesidir. Genel olarak ilk 1 hafta göze su kaçırmamaya, gözleri ovuşturmamaya ve makyaj yapmamaya dikkat edilmelidir. Havuz ve deniz için çoğu hastada yaklaşık 2 hafta beklemek uygun olur; çünkü havuz suyu ve deniz, enfeksiyon ve irritasyon riskini artırabilir.

Güneş gözlüğü kullanımı da yaz döneminde özellikle önemlidir. Ameliyat sonrası ilk haftalarda güneş ışığına hassasiyet artabilir; bu nedenle dış ortamda UV korumalı güneş gözlüğü kullanılması önerilir. Ağır sporlar, temas sporları ve göz travması riski olan aktiviteler için ise genellikle birkaç hafta beklemek ve doktor kontrolü sonrası başlamak daha güvenlidir. Sonuç olarak lazer cerrahisi yazın yapılabilir; ancak iyileşme döneminde hijyen, güneşten korunma ve aktivite kısıtlamalarına özen göstermek tedavinin güvenliği açısından büyük önem taşır.

Benim sormadığım önemli bir nokta varsa, ekleyebilirsiniz. Hocam, lazerle göz cerrahisinde en çok dikkat çekmek istediğiniz konuyu 3-4 cümle ile yazmanızı rica ediyorum. 

Lazer göz cerrahisinde en çok dikkat çekmek istediğim konu, bu işlemin kişiye özel planlanması gereken tıbbi bir cerrahi olduğudur. Her göz lazer için uygun değildir; bu nedenle kornea yapısı, göz numarasının stabilitesi, göz yüzeyi sağlığı ve hastanın beklentileri ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Doğru hastada, doğru yöntem seçildiğinde lazer cerrahisi güvenli, konforlu ve hasta memnuniyeti yüksek bir tedavi seçeneğidir. Burada temel hedef yalnızca gözlükten kurtulmak değil, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir görme elde etmektir. 

Prev

Kornea Nakli Nedir?

Next

Kornea Nakli Yöntemleri

İlgili Tedaviler

Keratokonus Nedir?
Temmuz 5, 2026
Tedavilerby yonetim

Keratokonus Nedir?

Devamını oku
üveit
Temmuz 7, 2026
Tedavilerby yonetim

Üveit Hakkında Sık Sorulan Sorular

Devamını oku

İlgili Tedaviler

  • Üveit Hakkında Sık Sorulan Sorular
  • Üveit Tedavisi Nasıl Yapılır?
  • Üveit
  • Lazer Göz Cerrahisi
  • Göz Kuruluğu Belirtileri Nelerdir?
logotype
Doçent Doktor BURAK TANYILDIZ
Randevu & İletişim

Bize Ulaşın

Adres: Acıbadem Kartal Hastanesi
Randevu: 444 55 44
YoutubeInstagram

Tedavilerimiz

Lazer Cerrahileri

Katarakt Cerrahisi

Kornea Nakli

Keratokonus

Göz Kuruluğu

Üveit

Copyright © 2026  By @Locamediateam

Privacy Policy

Yukarı